Erkek acziyetinin bir sembolü olarak Superman

Birkaç hafta önce bir arkadaşımla nevrotik Superman- Lois ilişkisi üzerine konuşuyorduk. Daha doğrusu, Clark'ı sürekli hırpalarken Superman'e ağzı açık (h)ayran delisi olmuş Lois'in salaklığına saydırmakta idim ki söz konusu arkadaş bana 'Galiba sen Clark'ı Superman'den daha çok seviyorsun' dedi. Galiba, deyip geçtim zira üzerinde düşünmediğim savlarla karşılaştığımda ortalama bir cevap verip geçiştirmek gibi manasız bir huyum var.

Neyse, daha sonra bu konu üzerinde biraz daha düşündüm ve Lois'i sevmiyor oluşumun esas sebebini sanırım buldum. Şöyle ki...

Hiçbir araştırma yapmadım ama öykünün gidişatı açısından bakıyorum ve diyorum ki, Superman serisinin senaristlerinin tamamı ya da baskın çoğunluğu erkektir. Niye? Çünkü ortada acayip biçimde bir güce tapma durumu söz konusu. Adam uçuyor, atlıyor, zıplıyor; her bir şeylere muktedir - yalnız ve gizemli ve de bu dünyaya ait değil iken! Gel gör ki, kendi 'dünyalı' gerçeği içinde naif, kırılgan, zarif bir adam aslında. Ha Superman da hödüğün teki değil ayrı mesele; ancak ismiyle cismiyle var olan Clark Kent Lois'e duygularını açıklayamazken, Superman aynı ablayı alıp oradan oraya uçurabiliyor. Bir perçem ve gözlük ile oluşan farkı -senaryoya göre- göremeyen ablamız da Clark'a burun kıvırırken Superman'e ölüp bitiyor. Çünkü o dik duruşlu, güçlü, çok rererörö bir adam.

Hah, işte aslında tam da bu keskin Clark Kent/Superman ayrımı ve Lois karakterinden ötürü diyorum ki senarist(ler) erkektir. Zira, bir kadının erkeği ancak güçlü olduğu sürece sevebileceği, zaafları olan bir varlığı hakir göreceği kafası ancak düz mantık ilerleyen bir erkeğe ait olabilir. Haliyle aslında gerçek bir kadın da değil, erkek gözüyle bir kadın suretidir Lois ablamız. 

Ne diyordu İsyan Günlerinde Aşk'ın hafifmeşrep feministi Dilara Hanım, 'Erkekler zaaflarından kaçarken kadın zaaflarıyla da kadın olabileceğini bilir, kadın bu yüzden erkekten daha güçlüdür' (Cümleler Ahmet Altan'a değil bana ait naçizane, altını çizdiğim bölümleri bulmaya üşenince meselenin özünü aktarmakla yetineyim dedim. Akademik makale yazmıyoruz sonuçta, öperim.)

Yani demem o ki Superman gerçek bir erkekten ziyade bir erkek rüyasıdır. Öyle bir rüyadır ki, zaaflarını kendi benliğinden ayırıp sefil dünyalı kimliğinde bırakırken kendisi tüm haşmetiyle sezaya yol alabilir. Ufak bir kripton sorunumuz var ama o da aslında kendisinin haricinde bir zaaftır dikkatinizi çekerim; kendi gezegeninden gelmiş olsa bile benliğine ait olmayan, 'kendisinin yaratmadığı' harici bir  hain objedir sadece.

Oysa bu hikayeye bir kadın eli değmiş olsa, Clark aslında kim olduğunu anlatır, Lois özünü bildiği o herkesin naif sandığı Clark Kent'in nasıl şahane bir adam olduğunu bilip çok ama çok pis aşık olur, hatta onun dünyalı ekürisi görevini seve seve üstlenirdi. Clark da, manasız Clark Kent/Superman ayrımından kurtulup, her şeyiyle bütün ve de mutlu bir adam olarak yoluna devam ederdi. Nitekim, benim söylediğime yakın bir senaryo, Superman'in meşhur dizi uyarlamalarından Smallville'in 
son sezonlarında uygulandı. Bunda senaryo ekibindeki kadın parmağının etkisi olduğunu düşünmekteyim çok fena.

Ha bu arada, hazır Superman'in eril alt metnini okumayı deniyor iken bir başka hadiseyi daha belirteyim; kıyafetini yani. Bu kadar genital vurgulama takdir edersiniz ki sadece kostüm yetersizliği ile açıklanacak bir şey değil. Erkeğin gücünün, penis üzerinden de vurgulanmaya çalışıldığı bir aşikar. Ki, 2013 versiyonu Superman'in 'yiğidin malı meydandadır' ruhunu iyice abartıp kırmızı donunu da attığı gözümüzden kaçmadı son tahlilde. Velakin bu kadar vurgu ve gösteriş en basit Freudyen açıklama ile Clark Kent'in küçük pipi sendromu ile açıklanabilir. (Pipi dedim dikkat ederseniz, terbiyeli bir kızım ben!) Eh, her ne kadar Clark'ın insan zaaflarından kopup gelen bir Superman olsa da; aynı bedeni paylaştıklarına göre kaçınılmaz olarak onun da pipisi ya küçüktür ya da kendisi küçük olduğuna karar vermiştir. Tüm o pelerinli melerinli, tüm kasları ortaya serecek kadar dar kostümün bir diğer açıklaması da bu olabilir.

*

Günler önce yazılmış ancak sonu bir türlü toparlanamadığı için öylece bırakılmış bu yazıyı, küçük pipili Superman özeti ile sonlandırıp fırına sürmeye karar verdim anacım. Düzeltme yok, toparlama yok; bu şok yeter size!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder